ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik saldırılarıyla başlayan çatışmalar, taraflar arasında yürütülen müzakerelerin ardından mutabakatla sonuçlandı. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ABD ve İran'ın anlaşmaya vardığını açıklayarak Lübnan dahil tüm cephelerde askeri faaliyetlerin kalıcı olarak sona erdiğini duyurdu.
ABD Başkanı Donald Trump ise mutabakat kapsamında Hürmüz Boğazı'nın 19 Haziran Cuma günü tamamen açılacağını ve bölgedeki mayınların büyük kısmının etkisiz hale getirileceğini ifade etti.
Savaş Sırasında Gemi Trafiği Durma Noktasına Geldi
Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Kuruluşu (UNCTAD) verilerine göre, savaş öncesinde Hürmüz Boğazı'ndan günlük ortalama 130 ticari gemi geçiş yapıyordu. Ancak çatışmaların başlamasının ardından gemi trafiğinde yüzde 90'ın üzerinde düşüş yaşandı. Bazı günlerde boğazdan yalnızca bir geminin geçtiği kaydedildi.
Kpler verilerine göre boğazdan 10 Haziran'da 5, 11 Haziran'da 4, 12 Haziran'da 7, 13 Haziran'da 1 ve 14 Haziran'da ise 5 ticari gemi geçti.
14 Haziran'da geçiş yapan son gemiler arasında yer alan Malta bayraklı Disha adlı LNG tankeri, Katar'dan Hindistan'a 132 bin metreküp sıvılaştırılmış doğal gaz taşıyordu.
Mutabakata Rağmen Hareketlilik Sınırlı Kaldı
ABD ve İran arasında 15 Haziran'ın ilk saatlerinde anlaşmaya varıldığının açıklanmasının ardından Hürmüz Boğazı'nda beklenen yoğunluk henüz oluşmadı. 15 Haziran günü boğazdan yalnızca üç ticari gemi geçti.
Saint Kitts and Nevis bayraklı Kaiser isimli kuru yük gemisi, yaklaşık 27 bin ton yükle Irak'ın Umm Kasr Limanı'ndan Umman'a gitmek üzere İran karasularında oluşturulan güzergahı kullanarak geçiş yaptı.
Honduras bayraklı Argo Maris adlı petrol tankeri de 6 bin 700 ton petrol ürünüyle Bender Abbas Limanı'ndan ayrılarak aynı rotayı izledi. Geminin nihai varış noktası ise açıklanmadı.
Sierra Leone bayraklı Momentum Phonix isimli yük gemisi de Umman'dan İran'a taşıdığı yaklaşık 11 bin 500 ton çelik yüküyle 15 Haziran'da boğazdan geçen gemiler arasında yer aldı.
Güvenlik Endişeleri Sürüyor
Mutabakatın ardından geçişlerin yeniden başlaması beklenirken, sektör temsilcileri sürecin halen kırılgan olduğuna dikkat çekiyor. Bu nedenle boğazdaki gemi trafiğinin savaş öncesindeki seviyelere dönmesinin zaman alacağı belirtiliyor.
Baltık ve Uluslararası Denizcilik Konseyi (BIMCO), bölgede mayın riskinin devam ettiğini ve güvenlik durumunun halen "riskli" seviyede bulunduğunu açıkladı.
İngiltere Deniz Ticaret Örgütü de Hürmüz Boğazı'na ilişkin deniz güvenliği tehdit seviyesinin "kritik" düzeyde kalmayı sürdürdüğü uyarısında bulundu.
Yaklaşık 500 Gemi Geçiş İçin Bekliyor
Bölgede şu anda boğazdan geçmeyi bekleyen yaklaşık 500 ticari gemi bulunuyor. Uzmanlara göre, 100 günü aşkın süredir yaşanan kesintinin ardından öncelikle bu gemilerin geçişlerinin tamamlanması gerekecek.
İlk aşamada bekleyen gemilerin boğazdan geçişiyle birlikte trafiğin 30 gün içerisinde savaş öncesi seviyelerin yaklaşık yarısına ulaşabileceği tahmin ediliyor.
Mutabakatın sorunsuz uygulanması halinde Körfez'de yükleme yapmış 118 tanker, önümüzdeki 10 ila 15 gün içinde geçiş önceliğine sahip olacak. Bir ay sonunda günlük gemi geçiş sayısının yaklaşık 15'ten 40'a yükselmesi beklenirken, bu trafiğin yaklaşık yüzde 60'ını tankerlerin oluşturacağı öngörülüyor.
Tam Normalleşme İçin 2-3 Aylık Süreç Öngörülüyor
Uzmanlara göre boğazın yeniden açılması tek başına normalleşme anlamına gelmiyor. Bekleyen gemilerin seferlerini tamamlaması ve yeni yükler için tekrar bölgeye dönmesi gerekiyor.
Kpler Denizcilik Risk ve Uyum Müdürü Dimitris Ampatzidis, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
"Boğazın yeniden açıldığı kabul edilse bile bu durum trafiğin hemen normale döneceği anlamına gelmez. Bekleyen gemilerin bölgeden ayrılması, seferlerini tamamlaması ve muhtemelen yeni yük almak üzere geri dönmesi için zamana ihtiyaç olacak. Bu süreç yaklaşık 2-3 ayı bulabilir. Orta Doğu'nun bazı bölgelerinde savaş öncesi üretim ve ihracat seviyelerine dönüş ise ülkeye ve operasyonel koşullara bağlı olarak daha uzun sürebilir."
Ampatzidis, Hürmüz Boğazı'nın siyasi ve güvenlik açısından yeniden ticaret akışına açılmasının önemli olduğunu ancak deniz taşımacılığındaki toparlanmanın aşamalı şekilde gerçekleşeceğini vurguladı.