İlaçta Yüksek Maliyetli Ürünlerin Yüzde 98’i İthal

İlaçta Yüksek Maliyetli Ürünlerin Yüzde 98’i İthal
16px
32px

Türkiye İlaç Sanayi Derneği’nin (TİSD) verilerine göre kutu bazında pazarın yaklaşık yüzde 1,8’ini oluşturan yüksek maliyetli ilaçlar, toplam ilaç bütçesinin yaklaşık yüzde 20’sini oluşturuyor. Bu gruptaki ürünlerin yaklaşık yüzde 98’i ithal edilirken, Türkiye’nin ilaç ithalatı 2025 yılında yüzde 17,4 artışla 7,3 milyar dolara ulaştı. TİSD Başkanı Hasan Ulusoy, yüksek teknolojili ve katma değerli üretimin artırılması gerektiğini söyledi.

Türkiye İlaç Sanayi Derneği (TİSD), kuruluşunun 75’inci yılı dolayısıyla Türkiye ilaç sektörünün mevcut durumuna ve önümüzdeki dönemdeki önceliklerine ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.

TİSD verilerine göre yıllık 535 milyar TL ve 2,7 milyar kutu büyüklüğüne ulaşan Türkiye ilaç pazarı, 1,9 trilyon dolarlık dünya ilaç pazarında 19’uncu sırada bulunuyor. Türkiye’nin ilaç ihracatı 2025 yılında yüzde 9,3 artarak 2,51 milyar dolara ulaştı. İhracattaki artış 2015-2025 döneminde yüzde 128,7 olurken, 2025 yılında ilaç ithalatı yüzde 17,4 artarak yaklaşık 7,3 milyar dolara çıktı.

Yüksek Maliyetli İlaçlarda İthalat Ağırlığı

Sektörün önündeki başlıklardan biri yüksek maliyetli ilaçlardaki ithalat ağırlığı. TİSD verilerine göre kutu bazında toplam pazarın yaklaşık yüzde 1,8’ini oluşturan yüksek maliyetli ilaçlar, toplam ilaç bütçesinin yaklaşık yüzde 20’sini oluşturuyor. Bu ürünlerin yaklaşık yüzde 98’i ithal ediliyor.

TİSD Başkanı Hasan Ulusoy, bu tablonun üretim kapasitesinin yüksek teknoloji ve katma değer açısından geliştirilmesi gerektiğini gösterdiğini belirtti.

“1,9 trilyon dolara ulaşan dünya ilaç pazarında 19. sırada yer alan Türkiye'nin küresel rekabette öne geçmesini sağlamak için ileri teknolojiye dayalı katma değerli üretimi, biyoteknoloji yetkinliğini ve bilimsel bilgi kapasitesini geliştirmeyi stratejik bir öncelik olarak görüyoruz” diyen Ulusoy, finansal sürdürülebilirliğin yeni yatırımlar açısından önem taşıdığını ifade etti.

İhracat 2,51 Milyar Dolara Ulaştı

Ulusoy, Türkiye’nin son 25 yılda sağlık hizmetlerine erişim, üretim altyapısı ve ilaç sanayisi açısından önemli bir gelişim gösterdiğini belirterek, ihracat ve ithalat rakamlarının sektörün önündeki fırsatları ve ihtiyaçları birlikte ortaya koyduğunu söyledi.

Türkiye’nin ilaç ihracatının 2025 yılında yüzde 9,3 artışla 2,51 milyar dolara ulaştığını hatırlatan Ulusoy, aynı yıl ithalatın yaklaşık yüzde 17,4 artarak 7,3 milyar dolara çıkmasının yüksek katma değerli üretim kapasitesinin artırılması ihtiyacına işaret ettiğini kaydetti.

Biyoteknoloji, hücresel tedaviler, yapay zekâ destekli ilaç geliştirme süreçleri ve dijital sağlık uygulamalarının küresel ilaç sektörünü dönüştürdüğünü belirten Ulusoy, Türkiye’nin bu alanlardaki yatırımlarını artırması gerektiğini ifade etti.

“Öngörülebilir Politikalara İhtiyaç Var”

İlaç sektöründeki Ar-Ge ve üretim yatırımlarının uzun vadeli planlama gerektirdiğine dikkat çeken Ulusoy, sektörün yatırım kapasitesini destekleyecek öngörülebilir politikalara ihtiyaç olduğunu söyledi.

Ulusoy, “Sektörün üretim kapasitesinin sürdürülebilir biçimde geliştirilmesi, ileri teknolojilere yatırım yapılabilmesi ve uluslararası pazarlarda rekabet gücünün artırılabilmesi için öngörülebilir, istikrarlı ve bütüncül politikalara ihtiyaç var. İlaç sanayisi, geliştirme süreçleri yıllara yayılan, yüksek Ar-Ge ve ileri teknoloji altyapısı yatırımları gerektiren ve uzun vadeli stratejik planlamaya ihtiyaç duyan bir sektör” dedi.

Küresel tedarik zincirlerindeki değişime de değinen Ulusoy, Türkiye’nin üretim kapasitesi ve coğrafi konumunun ilaç ihracatında yeni fırsatlar yaratabileceğini belirtti. Ulusoy, yüksek katma değerli üretimin artırılması için kamu, akademi, özel sektör ve bilim dünyası arasındaki iş birliklerinin geliştirilmesinin önem taşıdığını ifade etti.

TİSD 75’inci Yılında

Temelleri 1951 yılında kurulan Türkiye Tıbbi Müstahzar Sanayii ve Laboratuvarları Cemiyeti’ne dayanan Türkiye İlaç Sanayi Derneği, bu yıl 75’inci yılını kutluyor. Dernek, ilaç üretimi, sektörel düzenlemeler, Ar-Ge, biyoteknoloji ve sektörün uluslararası rekabet gücüne yönelik çalışmalar yürütüyor.